e-bülten

e-bülten üyeliği

 

Loading

2017 Kompozit Sanayicileri Derneği | Tüm hakları saklıdır

OTOMOTIV PAZARI HAKKINDA

Haziran 14, 2019
Gorsel-Template-35-1200x675.jpg
Her ne kadar kompozit malzemeler çelik ve alüminyum gibi daha alısılmıs malzemelerle pazar payı için çekismekte ise de, kompozit malzemelerin dünya genelinde giderek daha artan bir biçimde kullanıldıkları görülmektedir. 2024’e kadarki dönemde global kompozit pazarının büyüklüğünün yıllık yüzde 7,8 büyüme sergileyerek 130,8 milyar dolar düzeyine ulasması beklenmektedir.
Her yıl otomotiv uygulamalarında kullanılmak üzere neredeyse 4,5 milyar libre kompozit malzeme satılmaktadır. Bu hacmin çok büyük bir kısmını genellikle termoset malzemelere kıyasla daha düsük malzeme ve isleme maliyeti olan termoplastik kompozitler olusturmaktadır. Otomotiv sektöründe kompozit tüketimini tesvik eden unsurlar arasında, basitçe ifade etmek gerekirse araç üretiminde çelik ve alüminyum gibi malzemelerin yerini alarak çesitli uygulamalara giris yapmak sayılabilir.
Halihazırda üretimdeki araçlardaki kompozit uygulamalarında tüketilen malzeme miktarı üretilen araç sayısına orantılı bir seyir arz etmektedir. Global araç üretiminin 2019’da ve yakın gelecekte ancak sınırlı bir büyüme sergilemesi ve yıllık büyüme oranlarının yüzde 2 civarında seyretmesi beklenmektedir. Birim bazında üretimdeki büyümenin en büyük kısmının Çin ve güneydoğu Asya ülkelerinde görülmesi, Amerika Birlesik Devletleri ve Batı Avrupa gibi oturmus pazarlardaki rakamlarınsa nispeten yatay bir seyir izlemesi öngörülmektedir. Dolayısıyla hacimde kayda değer bir artıs sağlamak için kompozit malzemelerin mevcutta çelik ve alüminyum kullanılan uygulamalarda kendilerine yer bulması gerekecektir.
Seri üretilen otomobillerde uygulama alanında ise ciddi bir rekabet söz konusudur ve malzemeler maliyetlerine kıyasla performans ve ağırlık bağlamında kattıkları değere göre değerlendirilmektedir. Kompozit malzemelerin tercih edilmesinde belirleyici olan baslıca nedenlerden birinin ağırlığı azaltmak olduğu dikkate alındığında, OEM’lerin ağırlığı azaltmaya ne kadar önem atfettiği kompozit malzemelerin gelecekte ne ölçüde benimseneceğinde de kilit rol oynayacaktır. İlgili bölgelerde getirilen yakıt ekonomisi standartları ve elektrikli güç aktarım sistemlerinin benimsenmesi de otomotiv piyasasında kompozitlerin geleceğini sekillendirecek hususlar arasındadır.
Yakıt ekonomisi standartları ve emisyon sınırlamaları yakın dönemde yeni araçlarda hafif malzemelerin kullanıma alınmasını tetikleyen baslıca nedenler arasında sayılmaktadır. Daha hafif araçların durma ve kalkma için daha az enerjiye ihtiyacı vardır. Bu da yakıt ekonomisini artırmaktadır. 2021’e kadar uygulamaya konulması öngörülen ve daha yüksek yakıt ekonomisi öngören standartların bir sonucu olarak hafif araçlarda alüminyum ve güçlendirilmis çelik kullanımı ciddi bir artıs gösterirken GFRP ve CFRP’nin kullanımı ve bu ürünlere gösterilen ilgi de hızlı bir büyüme trendine girmistir.
2020-2022 döneminde yakıt ekonomisi ve emisyon alanındaki katı
düzenlemeler, hafif malzemelere olan talebi artırmaya devam edecektir (Şekil 1). Avrupa, küçük, hafif ve verimli araçlar için hükümet ve tüketici tesvikleri nedeniyle otomotiv kompozit dünyasının kurulmus merkezidir.
Amerika Birlesik Devletleri ve Kanada mevcut durumda 2022 sonrasına yönelik yasal düzenlemeleri de sekillendirmis bulunan istisnai ülkelerse de, Amerika Birlesik Devletleri 2021’den sonra bu düzenlemeleri biraz gevsetme seçeneğini değerlendirmektedir. Yakıt ekonomisi alanındaki yasal düzenlemelerin daha az zorlayıcı hale gelmesi Kuzey Amerika’da hafif kompozit malzemelerin benimsenmesini tesvik eden bir unsuru ortadan kaldırabilir ve bu da kompozit teknolojisindeki ve malzeme kullanımındaki liderliğin baska bölgelere kaymasını sağlayabilir.
Şekil 3: Geçmisten bugüne uygulamaya konulan araç yakıt ekonomisi standartları.
Otomobillerde yeni teknolojilerin ortaya çıkması da sektörde kompozit malzemelere olan talebi gelecekte sekillendirecek etkenler arasındadır.
Elektrikli güç aktarım sistemleri ve sürücüsüz araçların otomotiv sektöründe kullanılan materyallere etkisi halen tartısma konusudur. Elektrikli araçların çevresel etkenler ve yollardaki çesitli unsurlardan korunmak üzere güvenli bir biçimde sarmalanması gereken büyük aküleri bulunmaktadır. Sürücüsüz araçlarsa insanların araçlarla etkilesiminin niteliğini değistirecek ve araç içi bağlamında yeni talep ve istekler doğuracaktır. Teknolojideki bu değisimlerin zamanlaması ve boyutu bunların kısa ve uzun vadede kompozit malzemeler açısından cazip fırsatlar olup olmayacağında da belirleyici rol oynayacaktır.
Otomotiv sektöründe kompozit malzemelerin pazar payını büyütmek için ciddi fırsatlar mevcuttur. Kısa vadede düzenleyici çerçeveyle gelen sartları sağlamak üzere daha hafif araçlara duyulan gereksinim kompozitlerin yeni uygulamalarının önünü açacaktır. Her ne kadar Amerika Birlesik Devletlerinde yakıt ekonomisi standartlarının gevsetilmesi kısa vadede kompozit malzemelerin kullanımını yavaslatabilirse de, elektrikli güç aktarım sistemlerinin ve sürücüsüz araçların yaygın kullanımı bu malzemeler için yeni fırsatları da beraberinde getirecektir. Bu fırsatın zamanlaması ve ölçüsü konusundaki belirsizliklerse OEM’leri ve malzeme tedarikçilerini düsünceye sevk etmektedir.
Not: Bu yazı Composites Manufacturing Dergisinin Ocak-Şubat 2019 tarihli sayısından Türkçe’ye çevrilmistir.