Sunu1-20-1200x675.jpg

Şubat 29, 2020
Kompozit Sanayicileri Derneğinin 5. üye toplantısı 27 Şubat 2020 tarihinde üyemiz Kordsa Teknik Tekstil A.Ş. Firmasının ev sahipliğinde 50’ye yakın sektör mensubunun katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Üye toplantısının ana konusu “Katmanlı Üretim” olmuştur.
Derneğimizin Genel Sekreteri Sayın İsmail Hakkı Hacıalioğlu ve Derneğimizin Başkanı Sayın Barış Pakiş’in açış konuşmaları ile başlayan Toplantı, Prof. Dr. Bahattin Koç’un “Katmanlı Üretim” konulu sunusu ile devam etmiştir. Sayın Koç’un sunu sonunda sorulan soruları cevaplaması ile ilk bölümü tamamlanan üye toplantısının ikinci bölümünde ise Sabancı Üniversitesi Tümleştirilmiş Üretim Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi ziyareti gerçekleştirilmiştir.
Sayın İsmail Hakkı Hacıalioğlu’nun teşekkürü ile kapanan Toplantı katılımcılarına katılımlarından dolayı, Kordsa Teknik Tekstil A.Ş.’ye işbirliği ve katkılarından dolayı teşekkürlerimizi sunarız.
Görsel-Template-12-1200x675.jpg

Şubat 29, 2020
CompositesWorld Dergisinin Ocak-Şubat 2020 sayısında yayınlanan bir makalenin Türkçe çevirisi aşağıda yer almaktadır.
DÜNYA HAVACILIK VE UZAY PAZARI
Havacılık ve uzay sektörü, kompozit malzemelerin birincil kullanıcılarından biri olmaya devam etmektedir. Pazar araştırmaları ve danışmanlık şirketi olan Morder Intelligence’ın raporuna göre, 2018 yılında, karbon elyaf pazarındaki gelir payının yaklaşık %50’sini havacılık ve uzay ile savunma sektörleri oluşturdu; bu rakam yaklaşık olarak otomotiv, alternatif enerji, inşaat, altyapı ve spor malzemeleri sektörlerinin toplamı kadardır. Raporda, uçakta karbon elyaf kullanımının artması ile birlikte her yıl piyasaya sürülen uçak sayısının da artmasının 2019 – 2024 yılları arasında karbon elyaf pazarı için muazzam bir büyüme fırsatı sağlaması beklendiği belirtilmektedir.
Geçen yıl, Boeing tarafından yayınlanan 2019-2038 Ticari Piyasaların Görünümü Raporu (Commercial Market Outlook 2019-2038) da Morder Intelligence’ın uçak teslimatlarında görülecek artış hakkındaki iddiasını desteklemektedir. Boeing’e göre, havayoluyla seyahat pazarında 20 yıl içinde 2,5 kat daha büyüme olacağı öngörülmektedir. Bu büyümeyi karşılamak üzere, 2038 yılına kadar küresel ticari jet filosu iki katına çıkacak ve 44.000’den fazla jet üretilecek ve teslim edilecektir. Boeing tarafından hazırlanan raporda ayrıca, mevcut filonun %75’inden fazlasının önümüzdeki 20 yıl içinde (yaklaşık 19.000 jet) değiştirilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Kompozit sektörünün, havacılık ve uzay sektöründeki agresif şekilde artan talebi karşılamak üzere, malzeme geliştirme ve tedarikten daha fazlasını düşünmesi gerekmektedir. Üretim süreçlerinde önemli teknolojik gelişmeler sağlanmalı ve geleceğin mühendislerinin artan bu karmaşıklığa uyum sağlayabilmeleri için gelişmiş hibrid, ölçeklenebilir, esnek ve genişletilebilir araçlarla donatılmaları gerekmektedir. Küresel uçak üreticileri, üretim teknolojilerini otomasyon ve üretim oranlarını ve verimliliği artıran yenilikçi malzemeler/süreçlerini kullanarak geliştirmek için aktif olarak yeni yöntemler araştırmaktadır. Küresel uçak üreticileri, bilgi teknolojisinin ve operasyonel teknolojinin birleşiği, Endüstri 4.0 veya akıllı üretim olarak da adlandırılan “Geleceğin Fabrikası”na göz dikmiş durumdalar.
Sensör teknolojilerinin ve manipülatörlerin ilerlemesiyle birlikte, artık özel özen ve eğitimli teknisyen gerektiren emek yoğun gelişmiş kompozit yerleştirme gibi rutin olmayan karmaşık işlevler endüstriyel robotlar tarafından yerine getirilebilmektedir. Otomatik elyaf yerleştirme (AFP) ile birlikte, katmanlı imalat teknolojileri ile hızlı araç geliştirme konseptleri, daha az kesinti yaşanması ve tutarlılık oranının iyileştirilmesi sayesinde, termin süresini önemli ölçüde kısaltma ve malzeme verimini ve üretim oranlarını artırma potansiyeline sahiptir. Kesintilerin en aza indirilmesi ve parça kalitesinin önemli ölçüde artırılması maksadıyla gelişmiş sensörler, proses simülasyon yazılımı ve proses-içi denetim sistemleri kullanılarak, kalite güvencesi için emek yoğun tahribatsız muayene otomatik olarak yürütülebilir. Üretim hatalarının otomatik olarak belirlenmesi ve makine öğrenme algoritmalarına dijital bilgilerin sağlanması için gelişmiş sensörlerle donatılmış proses içi denetim sistemleri kullanılabilir; bu bilgiler parça kalitesini artırmak maksadıyla sonraki üretim aşamalarında düzeltici önlemler almak için kullanılabilir. İdame faaliyetlerini desteklemek üzere dijital imalat ikizini geliştiren bu yaklaşım, Geleceğin Fabrikası konseptine oldukça uymaktadır ve dolayısıyla ticari ve savunma maksatlı uçakların üretim miktarlarının artmasına yardımcı olacaktır.
İmalat mühendisliği eğitim programları, geleceğin mühendislerini geleneksel tasarım ve üretim süreçlerini gelişmiş yeni teknolojilerle başarılı bir şekilde bütünleştirmek maksadıyla geliştirilmelidir. Geleceğin mühendisleri, üretim sırasında bilimsel, matematik ve mühendislik ilkelerini uygulayabilmeleri için gereken araçlar ve uygulamalı öğrenme deneyimi ile yetiştirilmelidir. Wichita State Üniversitesi (WSU) Ulusal Havacılık Arastırmaları Enstitüsü (The National Institute for Aviation Research, NIAR), endüstri ile ilgili gelişmiş üretim teknolojilerine yatırım yaparak inovasyonu hızlandırmak için çaba gösteren çeşitli kuruluşlardan biridir. NIAR Havacılık ve Uzay Sistemleri İleri Teknoloji Laboratuvarı (Advanced Technology Laboratory for Aerospace Systems, ATLAS), üretim sürecinin tüm yönlerini etkin bir şekilde bütünleştirmek maksadıyla, tasarım ve üretim öğelerini birbirine bağlayan bir dijital iş parçacığı oluşturmak üzere teknolojileri kapsülleyecek çesitli stratejik ortaklıklar kurmuştur.
Isıtma teknolojileri ve otomatik imalat teknolojilerindeki son gelişmeler, otomatik imalat süreçlerinde termoplastiklerin kullanılmasını sağlamıştır. Yerinde konsolidasyon yöntemi, vakum torbalama ve otoklav/fırında kürleme gibi ikincil işlemleri ortadan kaldırarak üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürmekte ve üretim rakamlarını artırmaktadır. Ayrıca, son derece uyarlanabilir otomatik takımsız imalat teknolojisi kullanılarak, 3B kompozit parça imalatı otoklav yöntemi kullanılmadan robot hareketleri ile koordine edilmektedir. Bu yöntem, yapısal uygulama için sürekli liflerin eklendiği katmanlı imalata benzemektedir. Bu teknoloji ile parçalar, idame desteği sağlamak üzere dijital ikizle hızlı imalat yöntemiyle 3D CAD çizimlerinden nihai çizimin kopyası olarak üretilebilmektedirler.
Havacılık sektöründe kullanılan kompozit malzemelerin gelecekteki durumu parlak görünmekte, ancak, artan uçak talebini karşılayabilecek modern teknolojiler ve üretim süreçlerinin geliştirilmesinin yanı sıra doğru malzemelerin geliştirilmesini sağlamak için devlet kurumları, uçak üreticileri, ekipman tedarikçileri, malzeme tedarikçileri ve üniversiteler arasında işbirliği yapılması da gerekmektedir.
Görsel-Template-12-1200x675.jpg

Şubat 29, 2020
CompositesWorld Dergisinin Ocak-Şubat 2020 sayısında yayınlanan bir makalenin Türkçe çevirisi aşağıda yer almaktadır.
DÜNYA OTOMOTİV PAZARI
Dünya genelinde, hafif araç kategorisinde (brüt araç ağırlığı 8.500 librenin [yaklaşık 3.855 kilogram] altındaki araçlar) yıllık bazda yaklaşık 5 milyar libre (yaklaşık 2,3 milyon ton) kompozit malzeme tüketilmektedir. Bu hacmin büyük bir kısmını termoplastik matriks kompozitler oluşturmaktadır. Kompozitler ve diğer hafif malzemeler son zamanlarda kaydedilen güçlü büyümeden oldukça faydalanmıştır, ancak önümüzdeki yıl otomotiv uygulamalarında kullanılan kompozitlerin karşı yönden esen rüzgarlardan etkileneceği beklenmektedir. Hafif araçlar kategorisinde dünya çapında nispeten yatay bir pazar beklentisi ve ABD’de yakıt ekonomisi standartlarının gevşetilmesi büyümeyi geciktiren asıl etkenler olacaktır. Bununla birlikte, OEM’lerin küresel araç platformlarında araç ağırlığını azaltmaya devam etmesiyle büyüme fırsatları da olacaktır.
Otomotiv sektörü malzeme tedarikçilerinin 2020 yılında büyümeleri için pazardan pay elde etmeleri gerekecek; çünkü, yıldan yıla üretim artış rakamlarının düşmesi beklenmektedir. Avrupa’da yatay bir seyir beklenmekte ve Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesinde (NAFTA) de hafif bir düşüş beklenmektedir. Çin’de ise, son zamanlarda gözlenen olağanüstü yıllık büyümeye kıyasla çok mütevazı bir şekilde düşük seviyelerde tek haneli büyüme rakamları beklenmektedir. 2025 yılına kadar küresel imalat görünümünün yıllık %2 ila %3 arasında olması sebebiyle, kompozit tedarikçilerinin anlamlı büyüme rakamlarına ulaşmak için pazardaki yerleşik malzemeler üzerinde pazar payı elde etmeleri gerekecektir.
Piyasadaki genel durgunluğu ek olarak, ABD’de kurumsal ortalama yakıt ekonomisi standartlarının gevşetilmesi, kompozitlerin otomotiv sektöründe büyümesini etkileyecektir. Sürekli artan yakıt ekonomisi ve karbondioksit emisyon düzenlemelerini karşılamak maksadıyla ağırlığın azaltılması OEM’lerin stratejilerinden birisi olmuştur. Bu düzenlemeler, otomobillerde hafif malzemelerin kullanılmasının son on yılda artan şekilde benimsenmesinin temel itici gücü olmuştur.
ABD’nin 2026 yılına kadar yakıt ekonomisi düzenlemelerini sabit tutmayı önermesiyle, OEM’lerin kompozitler gibi ağırlıktan tasarruf sağlayan malzemelere yatırım konusunda daha az teşvik sunacakları beklenmektedir. Bu, özellikle ABD’de satılan kamyonet ve büyük spor tipi arazi araçları (SUV) için geçerlidir. Kompozit ve diğer hafif malzeme tedarikçilerinin, mevcut düzenleyici ortam göz önüne alındığında, ABD’ye özgü platformlardan daha az ilgi görmesi beklenmektedir.
Küresel olarak düşünüldüğünde, ABD’de yakıt ekonomisi standartları konusundaki geri dönüşler, otomobillerde hafif malzemelerin benimsenmesinde sadece küçük bir engel teşkil etmektedir. Karbondioksit emisyonları konusundaki düzenlemelerin ABD haricinde daha sıkı olması, küresel araç platformlarında araç ağırlığının düşürülmesi gereksinimini artırmaya devam edecektir. Ağırlığın düşürülmesi ayrıca, akülü elektrikli araçların kapsamının genişletilmesi açısından da kritik öneme sahiptir ve hafif malzemeler bu küçük ancak büyüyen segment için takip edilmeye devam edecektir. ABD yakıt ekonomisi düzenlemelerindeki “duraklamaya” rağmen, araç ağırlığının azaltılması için kompozitlere ilgi devam edecektir.
Bu ilgiden yarar sağlamak için, kompozit parça tedarikçileri değer tekliflerini alternatif tekliflere göre daha keskin hale getirmek zorunda kalacaklardır. OEM’in Kuzey Amerika’da son on yıldaki ağırlık düşürme çabalarından en fazla yüksek mukavemetli çelik ve alüminyum faydalanmıştır ve araç kütlesinde sırasıyla %6 ve %3 kazanım sağlanmıştır. Bu pay öncelikle maliyet, üretilebilirlik ve mukavemet/ağırlık oranı bakımından temel otomotiv sınıfı çelik olan yumuşak çelikten alınmıştır.
Veriler normalleştirildiğinde ve özgül ağırlıktaki farklılıklar dikkate alındığında, yüksek mukavemetli çelik ve alüminyum hacminin bu süre zarfında plastik ve kompozit reçinelere göre sırasıyla kabaca 2 ve 3 kat büyüdüğünü göstermektedir. Açıkçası, kompozitlerin otomotivde ağırlığın düşürülmesi çabalarında ana akım tercih edilen seçenek haline gelmesi için yapılacak daha çok is var.
Yakın gelecekte, otomotiv uygulamalarında kompozitler için hem zorluklar hem de fırsatlar görülmektedir. Küresel olarak nispeten yatay bir üretim görünümü ve Kuzey Amerika’da hafif malzemeler konusundaki düzenleyici faktörlerde geri adım atılması da dahil olmak üzere karşıdan esen rüzgarlar büyümenin önündeki engeller olarak görülecektir. Hafif otomotiv malzemelerine yönelik talep devam edecek ve alüminyum ve diğer alternatiflere karşı maliyet etkin bir performans gösterebilen kompozit malzeme tedarikçileri ise bu zorlu bir ortamda kendilerini yeni uygulamalar kazanmak üzere konumlandırabilirler.
Sunu1-19-1200x675.jpg

Şubat 29, 2020

22-24 Haziran 2020 tarihlerinde Atina Savunma Fuarı hakkındaki bilgiler aşağıda yer almaktadır.

Görsel-Template-11-1200x675.jpg

Şubat 28, 2020

Kocaeli Üniversitesi Teknopark A.Ş. (KOÜ Teknopark) ve PMO Yönetim ve Danışmanlık A.Ş. işbirliğiyle 5 Mart 2020, Perşembe günü “AB Fon Programları Bilgilendirme Semineri” başlıklı bir etkinlik programı düzenlenecektir. Etkinliğin amacı, katılımcılara HORIZON2020 ve EUREKA çağrılarının ilgili süreçleri ve detayları konusunda bilgilendirmeler yapılmasıdır. Seminere katılım ücretsiz olup katılmak isteyenlerin bilgi@kouteknopark.com adresine katılım bildirimi yapmaları gerekmektedir.

Duyuru: https://twitter.com/KOUTeknopark/status/1232943587299667971

Seminerin tarihi 5 Mart 2020, Perşembe
Seminerin saati 10.00 – 12.30
Seminerin yeri Kocaeli Üniversitesi Teknopark Toplantı Salonu, Başiskele

(Ulaşım için: http://www.kouteknopark.com/iletisim/)

Seminerde ele alınacak konular
  • AB Fon Programları nelerdir?
  • Çağrılara kimler katılabilir?
  • Katılmak hangi avantajları sağlar?
  • Hangi giderlerimiz desteklenir?
  • Konsorsiyuma nasıl dahil olabiliriz?
  • Ne tür projeler destekleniyor?
  • Projeler hangi kurum tarafından fonlanıyor?
  • Fikri ve sınai hakların paylaşımı nasıl yapılıyor?
  • Sağlanan desteklerin miktarı ne kadar?
  • Projelerin değerlendirilme süresi ne kadar?
  • Proje fikirlerimiz olmasa da HORIZON2020 ve EUREKA projelerinde yer alabilir miyiz?
Eğitmen Bengü Türk, PMO Yönetim ve Danışmanlık A.Ş. kurucusu

Katılım bildirimleri ve sorularınız için:

Ruhsar Tamar Zorlu

İş Geliştirme ve İletişim Uzmanı

Kocaeli Üniversitesi Teknopark

Tel: (262) 341 22 66 – 129

e-posta: bilgi@kouteknopark.com

E-Bülten - Dergi Üyeliği

X