e-bülten üyeliği

Üyelik Tercihiniz (Birden Fazla Tercih Yapabilirsiniz)*


Loading

DÜNYA HAVACILIK VE UZAY PAZARI HAKKINDA

Şubat 29, 2020
Görsel-Template-12-1200x675.jpg
CompositesWorld Dergisinin Ocak-Şubat 2020 sayısında yayınlanan bir makalenin Türkçe çevirisi aşağıda yer almaktadır.
DÜNYA HAVACILIK VE UZAY PAZARI
Havacılık ve uzay sektörü, kompozit malzemelerin birincil kullanıcılarından biri olmaya devam etmektedir. Pazar araştırmaları ve danışmanlık şirketi olan Morder Intelligence’ın raporuna göre, 2018 yılında, karbon elyaf pazarındaki gelir payının yaklaşık %50’sini havacılık ve uzay ile savunma sektörleri oluşturdu; bu rakam yaklaşık olarak otomotiv, alternatif enerji, inşaat, altyapı ve spor malzemeleri sektörlerinin toplamı kadardır. Raporda, uçakta karbon elyaf kullanımının artması ile birlikte her yıl piyasaya sürülen uçak sayısının da artmasının 2019 – 2024 yılları arasında karbon elyaf pazarı için muazzam bir büyüme fırsatı sağlaması beklendiği belirtilmektedir.
Geçen yıl, Boeing tarafından yayınlanan 2019-2038 Ticari Piyasaların Görünümü Raporu (Commercial Market Outlook 2019-2038) da Morder Intelligence’ın uçak teslimatlarında görülecek artış hakkındaki iddiasını desteklemektedir. Boeing’e göre, havayoluyla seyahat pazarında 20 yıl içinde 2,5 kat daha büyüme olacağı öngörülmektedir. Bu büyümeyi karşılamak üzere, 2038 yılına kadar küresel ticari jet filosu iki katına çıkacak ve 44.000’den fazla jet üretilecek ve teslim edilecektir. Boeing tarafından hazırlanan raporda ayrıca, mevcut filonun %75’inden fazlasının önümüzdeki 20 yıl içinde (yaklaşık 19.000 jet) değiştirilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Kompozit sektörünün, havacılık ve uzay sektöründeki agresif şekilde artan talebi karşılamak üzere, malzeme geliştirme ve tedarikten daha fazlasını düşünmesi gerekmektedir. Üretim süreçlerinde önemli teknolojik gelişmeler sağlanmalı ve geleceğin mühendislerinin artan bu karmaşıklığa uyum sağlayabilmeleri için gelişmiş hibrid, ölçeklenebilir, esnek ve genişletilebilir araçlarla donatılmaları gerekmektedir. Küresel uçak üreticileri, üretim teknolojilerini otomasyon ve üretim oranlarını ve verimliliği artıran yenilikçi malzemeler/süreçlerini kullanarak geliştirmek için aktif olarak yeni yöntemler araştırmaktadır. Küresel uçak üreticileri, bilgi teknolojisinin ve operasyonel teknolojinin birleşiği, Endüstri 4.0 veya akıllı üretim olarak da adlandırılan “Geleceğin Fabrikası”na göz dikmiş durumdalar.
Sensör teknolojilerinin ve manipülatörlerin ilerlemesiyle birlikte, artık özel özen ve eğitimli teknisyen gerektiren emek yoğun gelişmiş kompozit yerleştirme gibi rutin olmayan karmaşık işlevler endüstriyel robotlar tarafından yerine getirilebilmektedir. Otomatik elyaf yerleştirme (AFP) ile birlikte, katmanlı imalat teknolojileri ile hızlı araç geliştirme konseptleri, daha az kesinti yaşanması ve tutarlılık oranının iyileştirilmesi sayesinde, termin süresini önemli ölçüde kısaltma ve malzeme verimini ve üretim oranlarını artırma potansiyeline sahiptir. Kesintilerin en aza indirilmesi ve parça kalitesinin önemli ölçüde artırılması maksadıyla gelişmiş sensörler, proses simülasyon yazılımı ve proses-içi denetim sistemleri kullanılarak, kalite güvencesi için emek yoğun tahribatsız muayene otomatik olarak yürütülebilir. Üretim hatalarının otomatik olarak belirlenmesi ve makine öğrenme algoritmalarına dijital bilgilerin sağlanması için gelişmiş sensörlerle donatılmış proses içi denetim sistemleri kullanılabilir; bu bilgiler parça kalitesini artırmak maksadıyla sonraki üretim aşamalarında düzeltici önlemler almak için kullanılabilir. İdame faaliyetlerini desteklemek üzere dijital imalat ikizini geliştiren bu yaklaşım, Geleceğin Fabrikası konseptine oldukça uymaktadır ve dolayısıyla ticari ve savunma maksatlı uçakların üretim miktarlarının artmasına yardımcı olacaktır.
İmalat mühendisliği eğitim programları, geleceğin mühendislerini geleneksel tasarım ve üretim süreçlerini gelişmiş yeni teknolojilerle başarılı bir şekilde bütünleştirmek maksadıyla geliştirilmelidir. Geleceğin mühendisleri, üretim sırasında bilimsel, matematik ve mühendislik ilkelerini uygulayabilmeleri için gereken araçlar ve uygulamalı öğrenme deneyimi ile yetiştirilmelidir. Wichita State Üniversitesi (WSU) Ulusal Havacılık Arastırmaları Enstitüsü (The National Institute for Aviation Research, NIAR), endüstri ile ilgili gelişmiş üretim teknolojilerine yatırım yaparak inovasyonu hızlandırmak için çaba gösteren çeşitli kuruluşlardan biridir. NIAR Havacılık ve Uzay Sistemleri İleri Teknoloji Laboratuvarı (Advanced Technology Laboratory for Aerospace Systems, ATLAS), üretim sürecinin tüm yönlerini etkin bir şekilde bütünleştirmek maksadıyla, tasarım ve üretim öğelerini birbirine bağlayan bir dijital iş parçacığı oluşturmak üzere teknolojileri kapsülleyecek çesitli stratejik ortaklıklar kurmuştur.
Isıtma teknolojileri ve otomatik imalat teknolojilerindeki son gelişmeler, otomatik imalat süreçlerinde termoplastiklerin kullanılmasını sağlamıştır. Yerinde konsolidasyon yöntemi, vakum torbalama ve otoklav/fırında kürleme gibi ikincil işlemleri ortadan kaldırarak üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürmekte ve üretim rakamlarını artırmaktadır. Ayrıca, son derece uyarlanabilir otomatik takımsız imalat teknolojisi kullanılarak, 3B kompozit parça imalatı otoklav yöntemi kullanılmadan robot hareketleri ile koordine edilmektedir. Bu yöntem, yapısal uygulama için sürekli liflerin eklendiği katmanlı imalata benzemektedir. Bu teknoloji ile parçalar, idame desteği sağlamak üzere dijital ikizle hızlı imalat yöntemiyle 3D CAD çizimlerinden nihai çizimin kopyası olarak üretilebilmektedirler.
Havacılık sektöründe kullanılan kompozit malzemelerin gelecekteki durumu parlak görünmekte, ancak, artan uçak talebini karşılayabilecek modern teknolojiler ve üretim süreçlerinin geliştirilmesinin yanı sıra doğru malzemelerin geliştirilmesini sağlamak için devlet kurumları, uçak üreticileri, ekipman tedarikçileri, malzeme tedarikçileri ve üniversiteler arasında işbirliği yapılması da gerekmektedir.

E-Bülten - Dergi Üyeliği

X